Yapay Zekâ Güçlendikçe Kişisel Liderlik Daha da Önem Kazanıyor

Yirmi yılı aşkın bir süre önce Ken Blanchard, Susan Fowler ve Laurence Hawkins, Kişisel Liderlik ve Bir Dakika Yöneticisi (Self Leadership and the One Minute Manager) adlı kitabı yayımladı. Bu kitap, Kişisel Liderliğin üç temel zihniyetini tanıttı: Kendi Yolculuğunuzun Sorumluluğunu Alın, Varsayılan Sınırlamaları Aşın ve Gücünüzü Harekete Geçirin. Yapay zekâ iş hayatımızın giderek daha ayrılmaz bir parçası hâline gelirken, bu üç zihniyet bugün her zamankinden daha büyük önem taşıyor.
Yapay zekâ iş dünyasını baş döndürücü bir hızla dönüştürüyor. Bir zamanlar ulaşılması saatler, hatta günler süren bilgilere saniyeler içinde erişebiliyor. Raporları özetleyebiliyor, verileri analiz edebiliyor, fikir üretebiliyor, ilk taslakları hazırlayabiliyor ve soruları anında yanıtlayabiliyor.
Üretken yapay zekâ ilk kez iş hayatına girdiğinde, onu kullanabiliyor olmak başlı başına bir rekabet avantajıydı. Ancak yapay zekâ yaygınlaştıkça rekabet avantajı giderek teknolojinin kendisinden değil, onu kullanan insandan kaynaklanıyor. Farkı yaratanlar; yapay zekâyı istedikleri sonuçlara ulaşmak için kendi muhakemeleri ve değerleri doğrultusunda yönlendirebilen kişiler oluyor.
Yapay Zekâ Çağında Kendi Yolunuzu Sahiplenin
Kişisel liderler, izleyecekleri yolu belirleme konusunda proaktif davranırlar. Bir kişisel lider, neye ihtiyaç duyduğunu bir başkasının tahmin etmesini beklemez; başarılı olabilmek için ihtiyaç duyduğu bilgi, yönlendirme ve desteği kendi talep eder. Birinin, ona ne yapması gerektiğini söylemesini beklemek yerine, hedeflerini belirler ve bu hedeflere ulaşmak için harekete geçer.
Bu yaklaşım yalnızca etkili bir liderlik anlayışı değildir; aynı zamanda bireysel açıdan da önemli faydalar sağlar. Gallup ile Walton Family Foundation’ın ABD genelinde yaklaşık 7.000 yetişkinle gerçekleştirdiği araştırma, “kişinin kendi yolunu şekillendirebildiğine dair hissettiği inancın”, insanların yaşamlarında esenlik içinde olmalarının en güçlü göstergesi olduğunu ortaya koyuyor.
Başka bir deyişle, kendi yollarını sahiplenmeleri ile esenlik düzeyleri arasında güçlü bir ilişki bulunuyor.
Yapay zekâ sayesinde kişisel liderler, kendi gelişimlerinin sorumluluğunu çok daha etkin biçimde üstlenebilirler. Yapay zekâyı hedeflerine ulaşmak için farklı yollar geliştirmede, daha önce bilmedikleri konuları keşfetmede, karmaşık sorunlar üzerinde düşünmede ve gözden kaçabilecek kaynakları ortaya çıkarmada kullanabilirler.
Yapay zekâ proaktif bir zihniyet oluşturmaz; ancak böyle bir zihniyeti ödüllendirir. Doğru kullanıldığında, hedeflerinize giden yolda ihtiyaç duyduğunuz desteği sunan, her an ulaşabileceğiniz bir çalışma ortağına dönüşebilir.
Yapay Zekâyı Varsayılan Sınırlamaları Aşmak için Kullanmak
Kişisel liderlerin en güçlü alışkanlıklarından biri, sınırlayıcı inançlarını sorgulamaktır. Kişisel liderler; geçmiş deneyimlere dayanarak oluşmuş “herkesçe doğru kabul edilen bilgileri”, süreçleri ve uygulamaları sorgulamaktan çekinmezler. İşlerin hep aynı şekilde yapılması gerektiğini varsaymaz; varsayılan sınırlamaları aşarlar.
Susan Fowler, Kişisel Liderlik ve Bir Dakika Yöneticisi (Self Leadership and the One Minute Manager) kitabının ortak yazarı olarak, varsayılan sınırlamaların ne kadar yanıltıcı olabileceğini çocukluğundan bir anıyla anlatır. Susan çocukken çekirgeleri cam bir kavanozda toplamış. Çekirgeler defalarca zıplayıp kapağa çarptıktan sonra, zamanla yalnızca kapağın izin verdiği kadar yükseğe zıplayabileceklerini öğrenmişler. Daha sonra kapak kaldırıldığında bile aynı yükseklikten daha fazlasına zıplamamışlar. Aslında kaçma imkânları olmasına rağmen, gerçekte var olmayan bir sınırı gerçekmiş gibi kabul etmeye devam etmişler.
Pek çoğumuz da tıpkı o çekirgeler gibi, kendi oluşturduğumuz görünmez sınırların içinde yaşamayı sürdürüyoruz.
“Ben yaratıcı biri değilim.”
“Sayılarla aram iyi değildir.”
“Bir sonraki adımda ne yapacağımı yöneticimin söylemesi gerekir.”
Yapay zekâ, varsayılan sınırlamaları aşma konusunda güçlü bir destek olabilir. Yeni fikirler üretmemize, hesaplamalar yapmamıza ve işimizi planlamamıza yardımcı olurken; aynı zamanda kendi düşünce biçimimizi sorgulamamıza ve yaklaşımımızdaki zayıf noktaları fark etmemize de katkı sağlayabilir.
Ancak yapay zekânın yapamayacağı bir şey vardır: Ortaya çıkan fikrin gerçekten değerli olup olmadığına, yapılan hesaplamaların anlamlı sonuçlar üretip üretmediğine ya da hazırlanan iş planının doğru ve sağduyulu olup olmadığına karar vermek. Bunlar; sağduyu, muhakeme ve öz farkındalık gerektiren değerlendirmelerdir. Ve bunlar, yapay zekânın değil, insanın güçlü olduğu alanlardır.
Yapay Zekânın Yerini Alamayacağı Güçleri Harekete Geçirmek
Kişisel liderlerin üçüncü temel becerisi, sahip oldukları güçlü yönleri ve etki kaynaklarını kullanarak güçlerini harekete geçirebilmeleridir.
Pek çok kişi gücün yalnızca makam ya da unvandan geldiğine inanır. Oysa Kişisel Liderlik yaklaşımı, mevki gücünün güç kaynaklarından yalnızca biri olduğunu öğretir. Kurumunda mevkiniz ne olursa olsun, hepimizin kullanabileceği başka güç kaynakları da vardır.
- Bilgi Gücü: Uzmanlık; bilgi edinme ve bu bilgiyi etkili biçimde kullanabilme becerisi.
- Kişisel Güç: İnsanlara güven vermek ve onların güvenini kazanabilme becerisi.
- İlişki Gücü: İşleri sonuca götürmemize yardımcı olabilecek güçlü ilişki ağlarına sahip olmak.
- Görev Gücü: Başkalarının yapamadığı işleri yapabilecek bilgi ya da beceriye sahip olmak.
Yapay zekâ bu güç kaynaklarının bazılarını daha da güçlendirebilir. Örneğin bilgi edinmemizi hızlandırabilir, daha etkili iletişim kurmamıza yardımcı olabilir ve görevlerimizi daha verimli yerine getirmemizi sağlayabilir.
Ancak Kişisel Güç ve İlişki Gücü, hâlâ her gün nasıl davrandığımıza bağlıdır. Güvenilirlik, güven, empati ve dürüstlük teknoloji tarafından üretilmez; davranışlarımızla kazanılır.
Yapay zekâ size isimler, adresler ve telefon numaralarından oluşan uzun bir kişi listesi hazırlayabilir. Ancak güvene, duygusal bağlara ve dostluğa dayanan gerçek bir destek ağı oluşturamaz.
İnsana Özgü Avantaj
Yapay zekâ daha yetkin hâle geldikçe, pek çok teknik beceriyi edinmek kolaylaşacak. Bilgiye erişim hızlanacak. Rutin işler giderek daha fazla otomatikleşecek.
Ancak otomatikleştirilemeyecek olan, Kişisel Liderliğin her zaman odağında yer alan insana özgü niteliklerdir: inisiyatif alma, varsayılan sınırlamaları aşma cesareti gösterme ve güçlü ilişkiler kurup sürdürebilmek için gerekli duygusal becerilere sahip olma.
Yapay zekâ, ilerlemek için fikirler üretebilir; ancak bu fikirlerden hangilerinin gerçekten değerli olduğuna karar veren kişisel liderdir. Yapay zekâ öneriler sunabilir; ancak bu önerilerin kalitesi ve sonuçları konusunda sorumluluk kişisel liderindir. Yapay zekâ stratejiler geliştirebilir; ancak neyin etik, adil ve kendisinin, danışanlarının, müşterilerinin ve çalışma arkadaşlarının yararına olduğuna kişisel lider karar verir.
Teknoloji işin daha büyük bölümünü üstlendikçe, insana özgü sorumluluklar daha da değer kazanıyor. Sorumluluk üstlenmek, doğru soruları sormak ve bilinçli, dürüst bir şekilde hareket etmek artık her zamankinden daha önemli.
Yapay zekâ güçlendikçe kişisel liderlik daha da önem kazanıyor.
Martha Lawrence
“The More AI Can Do, the More Self Leadership Matters” adlı makalenin çevirisidir.

