Mülakatları Yeniden Değerlendirelim: Koçların Bildiği Ama İşe Alma Yöneticilerinin Genellikle Gözden Kaçırdığı Şeyler
Yıllarını yetenekleri işe almakla geçirmiş ve aynı zamanda sertifikalı bir koç olarak, gösterişli bir mülakatın mükemmel bir uyumla karıştırılmasının ne kadar kolay olduğunu ilk elden öğrendim. Gerçek şu ki, adaylar her zamankinden daha hazırlıklı. Sosyal medyaya, YouTube videolarına, LinkedIn düşünce liderlerine ve bir dizi “En İyi 10 Mülakat Sorusu” gibi bloglara erişimleri sayesinde oyunun kurallarını öğrenmiş durumdalar. Hatta birçoğu hazırlanmalarına yardımcı olması için kendi koçlarını tutuyor.
Peki bir işe alım yöneticisi olarak, neden siz de sürece bir koç dahil etmiyorsunuz?
Amacınız bir senaryodan etkilenmek değil; bu kişinin rol, ekip ve kurum için doğru kişi olup olmadığı gerçeğine ulaşmaktır. Ve koçlar tam da bunu yapmanıza yardımcı olma konusunda benzersiz bir becerilere sahip.
Mesele mülakatları koçluk seanslarına dönüştürmek değil. Konu, daha etkili bir şekilde işe alım yapmanıza yardımcı olmak için koçun (derin dinleme, nitelikli sorular sorma ve objektiflik gibi) güçlü yönlerinden yararlanmaktır. İşte mülakat sürecinize bir koç dâhil etmek için üç neden ve adayların işe alım sürecinizi nasıl deneyimlediklerini değiştirebilecek bir bonus ipucu.
- Koçlar Görünenin Ötesini Anlama Konusunda Eğitilmiştir
Çoğu iş görüşmesi yapan kişi bir amaçla dinler: nitelikleri teyit etmeye, uyumu değerlendirmeye veya zihinlerindeki bir listeyi kontrol etmeye çalışırlar. Bu her ne kadar anlaşılabilir bir durum olsa da aynı zamanda kör noktalar yaratır. Sadece duymak istediklerinizi dinlediğinizde, gerçekte ne söylendiğini kaçırabilirsiniz.
Koçlar farklı şekilde dinlemek üzere eğitilirler. Sadece içeriği değil, kalıpları, tonu, çelişkileri, değerleri ve söylenmeyenleri de dinleriz. Bu tür bir derin dinleme, normalde fark edilmeyebilecek (güçlü yönler, şüpheler, motivasyonlar veya yanlış yönlendirmeler gibi ince sinyalleri) ortaya çıkarabilir.
Bu tür bir dinlemeyi mülakat sürecine dahil etmek, görünenin ardına geçmenize ve adayın gerçekte kim olduğuna yaklaşmanıza yardımcı olur.
- Koçlar Daha İyi (ve Daha Derin) Sorular Sorar
“… olduğu bir zamandan bahsedin” gibi standart mülakat sorularına güvenmek kolay. Bu soruların hala bir yeri var. Ancak bundan sonra ne olacağı da bir o kadar önemli.
Koçlar, düşünmeye teşvik edecek ve derinliği ortaya çıkaracak şekilde takip etmek üzere eğitilirler. Örneğin, bir aday bir hikâye paylaştıktan sonra, bir koç şunu sorabilir:
- “O anda hangi güçlü yönlerinize güveniyordunuz?”
- “Kendinizi nerede yetersiz hissettiniz?”
- “Destek için kime başvurdunuz ve neden?”
- “Şimdi olsa neyi farklı yapardınız?”
Bu tür sorular adayın sadece ne yaptığını değil, nasıl düşündüğünü, geliştiğini ve karmaşıklığın üstesinden nasıl geldiğini de ortaya koyar. Doğru ve akıllı bir işe alım kararı vermek için gerçekten ihtiyacınız olan bilgi budur.
İşte size gerçek dünyadan hızlı bir örnek: Bir mülakatta, bir adaydan motivasyonunu düşüren bir iş alanını paylaşmasını istedik. Aday, değerini anlamasına rağmen Excel’in en sevdiği çalışma alanı olmadığına dair cilalı ve politik olarak doğru bir yanıt verdi. Kulağa mantıklı gelse de, Excel rolle ilgili değildi, bu nedenle yanıt anlamlı bir içgörü sunmadı.
Daha iyi bir yaklaşım? Adaya işle ilgili üç gerçek görev sunun ve bunları en çok keyif verenden en az keyif verene doğru sıralamasını isteyin. Ardından en düşük sıralamayı yaptıkları görevi araştırın. İşte bu noktada potansiyel motivasyon kaybı, beceri eksiklikleri veya sürtüşme alanlarını belirlginleşir ve bir koçun derine inen soruları gerçekten öne çıkar.
- Koçlar En Çok İhtiyaç Duyduğunuz Anda Tarafsızlığı Getirir
İşe almak yorucu olabilir. Düzinelerce özgeçmişi incelediniz, çok sayıda görüşme yaptınız ve hızlı bir şekilde karar verme baskısı var. Bu noktada, içgüdülere, kimyaya veya onaylama önyargısına güvenmek kolaydır.
Koçlar, çok ihtiyaç duyulan bir tarafsızlık ve disiplin katmanı getirir. Kendi tercihlerimize, varsayımlarımıza veya zaman çizelgelerimize değil, diğer kişiye odaklanmak üzere eğitildik. Bir koltuğu doldurmaya çalışmıyoruz-anlamaya çalışıyoruz. Bu tarafsız duruş, özellikle risklerin yüksek olduğu ya da ekip konsensüsünün zor olduğu durumlarda değerli olabilir.
Teknik becerileri değerlendirmek için bir konu uzmanını getirebileceğiniz gibi, ölçülmesi daha zor ancak bir o kadar önemli olan kişiler arası uyumu, büyüme potansiyelini ve uyumu değerlendirmeye yardımcı olması için bir koç getirmeyi düşünün.
Bir Koç’a Ulaşma İmkânınız Yok mu? O Zaman Koçluk Yaklaşımını Kullanın
Şimdiye kadar bir koçun mülakat sürecinizi nasıl geliştirebileceğini anlamışsınızdır. Ancak dürüst olalım: Herkesin işe alım ekibine katılabilecek bir koç bulması kolay değil. İyi haber mi? Koçların her gün kullandığı birkaç temel uygulamayı benimseyerek mülakatlarınızda bir koç zihniyetini kullanabilirsiniz.
İşte mülakat yapan bir kişi olarak koç yaklaşımını nasıl benimseyeceğiniz:
Senaryoyu bir kenara bırakın: Hazır sorulara sahip olmak önemlidir, ancak bunların katı bir kontrol listesi haline gelmesine izin vermeyin. Başarılı koçlar bir görüşmenin enerjisini nasıl takip edeceklerini bilirler. Eğer bir aday merak uyandıran veya yeni bir konuyu açığa çıkaran bir şey söylerse, bunu inceleyin. Takip sorunuz, listenizdeki her şeyden daha fazla içgörü ortaya çıkarabilir.
İçgüdülerinizi Dinleyin: Adayın cevabında bir şey çok prova edilmiş veya aşırı cilalanmış gibi mi geldi? Kafanızdaki o küçük sese güvenin, bir tehlike işaretine ya da daha fazla araştırmaya değer bir şeye işaret ediyor olabilir. Mülakat, zor soruları sormak için bir şanstır. Daha derine inme fırsatını kaçırmayın.
Söylenmeyenleri Dinleyin: Koçlar sadece kelimelere değil, aynı zamanda ses tonuna, enerjiye ve ruh halindeki değişimlere de dikkat eder. Bir aday bir konudan bahsederken parlıyor ancak başka bir konudan bahsederken durgunlaşıyor veya ilgisizleşiyorsa, bunun adını koyun. Örneğin şöyle diyebilirsiniz: “İşin bu kısmından bahsederken enerjinizin düştüğünü fark ettim, bana bundan biraz daha bahsedebilir misiniz?” Bu gözlemler, aksi takdirde gözden kaçırabileceğiniz motivasyonu, tereddütleri veya uyumu ortaya çıkarabilir.
Odada bir koç olmasa bile, bu tür kasıtlı, meraklı ve duyarlı bir yaklaşım benimsemek daha anlamlı konuşmalara ve daha iyi işe alım kararlarına yol açabilir.
Bonus İpucu: İş Hakkında Net Olun
Bu koçlukla ilgili değil, saygıyla ilgili.
Her adaya, görüştükleri iş hakkında açık ve dürüst olmayı borçlusunuz. İş tanımları muğlak ya da aşırı süslü olabilir. Boşlukları doldurmak ve adaya anlatmak sizin işiniz:
- Rol gerçekten günlük olarak neleri kapsıyor?
- Baskı noktaları neler?
- Ne tür bir ekibe ve ortama adım atıyorlar?
- Büyüme için fırsatlar neler?
Açık olduğunuzda, adayları bilinçli ve hevesli bir karar vermeleri için güçlendirirsiniz. Ve birisi sizi her şeyi bilerek seçtiğinde, başarılı olma olasılığı çok daha yüksektir.
Son Düşünceler
Bir mülakatta en önemli iki beceri nedir? Dinleme ve sorgulama. Ve bunlar koç eğitiminin de özünü oluşturur.
Mülakat sürecinize bir koç getirmek, süreci değiştirmekle ilgili değildir; süreci geliştirmekle ilgilidir. Daha akıllıca sorular sormak. Daha derinlemesine dinlemek. Daha uzun süre meraklı kalmak. Bunlar sadece en hazırlıklı adayı değil, doğru adayı ortaya çıkaran araçlardır.
İyi bir işe alım konusunda ciddiyseniz, bir koçun yaratabileceği etkiyi göz önünde bulundurun.
Lindsay Ray
Lindsay Ray’in “Rethinking Interviews: What Coaches Know That Hiring Managers Often Miss” adlı makalaesinin çevirisidir.

