Yapay Zekâ Çağında Koçluk: Yeni Bir Oyun Alanı

Küresel ölçekte ticarî inşaat malzemeleri alanında faaliyet gösteren bir şirkette Hukuk İşlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak görev yapan danışanımız, bir kimya görüşmesine katıldı. Blanchard Coaching’de bu terimi, potansiyel bir danışanın kendisi için en doğru koçu belirlemeden önce birkaç farklı koçla tanıştığı ilk görüşme için kullanıyoruz.
“Koçluk size en çok hangi konuda yardımcı olabilir?” diye sordu koç. “Bu süreçten nasıl bir sonuç elde etmeyi umuyorsunuz?”
Danışan bundan pek emin değildi.
Yaklaşık yirmi dakika boyunca olağanüstü kariyer yolculuğunu anlattı. Kurum içinde dikkat çekici bir hızla yükselmiş, her adımda yeni bir uzmanlık alanında ustalaşmıştı. Koçluk hedefleri sorulduğunda ise daha etkili bir yönetici olmak ve kurum içindeki ilişkilerini güçlendirmek gibi birkaç olasılıktan söz etti. İkisi de bunların değerli hedefler olduğu konusunda hemfikirdi. Ancak ikisinin de içinde aynı his vardı: Asıl mesele bundan daha derindi.
“Bir gözlemimi paylaşmama izin verir misiniz?” diye sordu koç.
“Lütfen.”
“Sanki son on yılınızı giderek zorlaşan meydan okumaların üstesinden gelerek geçirmişsiniz. Kariyeriniz adeta bir oyun gibi. Ciddi bir oyun… ama yine de bir oyun. Ve anlattıklarınızdan anladığım kadarıyla bu oyunda kazandınız. Bundan sonra hangi hedefe odaklanacağınıza karar vermeden önce, belki de asıl ihtiyacınız yeni bir hedef seçmek değil; tamamen yeni bir oyun alanı kurmak olabilir.”
Danışan kısa bir süre sessiz kaldı.
Sonra gülmeye başladı.
“Aman Tanrım,” dedi. “Beni gerçekten anladınız. Buna daha önce hiç böyle bakmamıştım ama şu anda yaşadığım kafa karışıklığı bir anda anlam kazandı. Evet… Yeni bir oyun alanı. Hadi onu birlikte kuralım.”
Birlikte güldüler ve böylece koçluk yolculukları başladı.
Koçluk sürecinde elbet, danışanın başlangıçta dile getirdiği yönetim becerileri, kurum içi ilişki ağı oluşturma ve liderlik yetkinlikleri de ele alındı. Ancak artık bu hedefler çok daha büyük bir çerçevenin içine oturmuştu. “Yeni oyun alanı” metaforu, danışanın kariyerine bakışını tamamen değiştirdi; bununla birlikte işine taşıdığı enerji ve amaç duygusu da dönüştü. Koç, danışanın sorununu çözmedi. Onun kendisini ve kariyerini farklı bir gözle görmesini sağlayacak güçlü bir metafor sundu. Dönüştürücü koçluk çoğu zaman tam da böyle işler.
Peki bu noktada akla şu soru geliyor: Bir yapay zekâ koçu, danışanın içindeki tutkuyu harekete geçiren bu metaforu aynı şekilde bulabilir miydi? Böylesine dönüştürücü bir içgörüyü bir makineyle paylaşmak aynı duygusal etkiyi yaratır mıydı? Ve gerçekten… Hiçbirimiz bir yapay zekâ ile içtenlikle birlikte gülebilir miyiz?
Hiç sanmıyorum.
Koçlukta Yapay Zekâ Kullanırken Asıl Risk Ne?
Yapay zekâyı seviyorum. Gerçekten olağanüstü derecede faydalı buluyorum.
Bugün birçok kurum, insanların hedeflerini netleştirmelerine, becerilerini geliştirmelerine, fikir üretmelerine ve yeni öğrendiklerini uygularken karşılaştıkları sorunları çözmelerine yardımcı olmak için yapay zekâ destekli koçluktan yararlanıyor. Yapay zekâ günün her saati erişilebilir, her etkileşimi kayıt altına alıyor, geniş kitleler arasında örüntüleri belirleyebiliyor ve insan koçluğunun maliyetinin çok daha altında bir maliyetle koçluk desteği sunabiliyor. Bunlar gerçekten dikkat çekici avantajlar.
Ancak bence yeterince üzerinde durmadığımız konu, bu süreçte neleri kaybedebileceğimiz.
Araştırmacı Nicky Terblanche, AI Coaching: Redefining People Development and Organizational Performance adlı makalesinde yapay zekâ koçluğunu, “koçluk bilgisini modelleyerek koçluk uzmanlığını taklit etme” olarak tanımlıyor.
Burada dikkat edilmesi gereken iki kelime var: taklit ve modelleme.
Yapay zekâ koçluğun dilini taklit edebilir. Koçluk tekniklerini modelleyebilir. Bu gerçekten etkileyici.
Öte yandan empatiyi, cesaretlendirmeyi, merakı ve mizahı da taklit edebilir. İşte bu biraz ürkütücü.
Yapay zekâ hiçbir zaman herkesin önünde başarısız olmadı, bir kaybın yasını tutmadı, hasta bir çocuğa bakmadı, kendi değerini sorgulamadı, sevdiği biri için fedakârlık yapmadı ya da verdiği kararın doğru olup olmadığını düşünerek uykusuz geceler geçirmedi. Hırsı, pişmanlığı, sorumluluğu, utancı, sevinci ya da hayranlığı yaşayarak deneyimlemedi. Yaşlanan, yorulan, acı çeken ve sonunda ölümlü olan kırılgan bir insan bedeninde hiç var olmadı. Bunlar önemsiz ayrıntılar değildir. Bunlar insan olma deneyiminin hammaddesi.
İnsan koçlar yalnızca koçluk modellerini uygulamaz. Belirsizlikle, hayal kırıklıklarıyla, başarılarla, ilişkilerle, kimlikle ve değişimle geçen yılların deneyiminden beslenirler. Örüntüleri yalnızca bunları öğrendikleri için değil, bizzat yaşadıkları için fark ederler.
Bu, koçların seans boyunca kendileriyle ilgili hikâyeler anlatmaları gerektiği anlamına gelmez. Tam tersine. Deneyimleri çoğunlukla görünmez kalır. Ancak sezgilerini, muhakemelerini, doğru zamanlamayı ve bazen her şeyi bir anda anlamlı hâle getiren metaforu fark etme becerilerini şekillendiren sessiz referans noktaları olarak hizmet ederler.
“Yeni oyun alanı”, bir koçluk tekniği değildi; insan sezgisiydi.
İnsan Bağının Sessiz Gücü
Hesap verebilirlik de yapay zekâ destekli koçluğun güçlü yönlerini ve sınırlılıklarını görebileceğimiz bir başka alan sunuyor.
Yapay zekâ kusursuz bir hesap verebilirlik sağlayabilir. Verilen her sözü hatırlar, zamanında hatırlatmalar yapar, ilerlemeyi titizlikle takip eder ve hiçbir takip sürecini unutmaz.
Bunların her biri değerli yetkinliklerdir.
Ancak onlarca yıllık davranış bilimleri araştırması, hesap verebilirliğin en güçlü etkisini; saygı duyduğumuz ve güvenilir bulduğumuz başka bir kişinin hedefimizi bilmesi, süreci takip etmesi ve sonucu gerçekten önemsemesi durumunda gösterdiğini ortaya koyuyor. Çünkü başka bir insan başarımıza gerçekten yatırım yaptığında, biz de verdiğimiz sözleri yerine getirmeye daha yatkın oluyoruz. Sosyal hesap verebilirlik, davranışlarımızı yalnızca kendi kendimizi izlemekle nadiren sağlanabilecek biçimde değiştirir.
Yapay zekâ, önemsemeyi son derece başarılı bir şekilde taklit edebilir. Ancak yapay zekâ ne kadar kusursuz bir şekilde önemsiyormuş gibi davranırsa davransın, bunun benim için bir önemi yok. Çünkü yapay zekâ sizi sevemez.
Terblanche da bu sınırlılığı kabul ediyor ve yapay zekânın “insan ahlakını, onurunu, kültürünü ya da yaşamın anlamını doğal bir şekilde anlayamayacağını” belirtiyor. Oysa bunlar, koçluğun çoğu zaman keşfetmeye çalıştığı konuların ta kendisidir.
Koçluk, en iyi hâliyle yalnızca performansı geliştirmekten ibaret değildir. Aynı zamanda bir insanın; hırsı, hayal kırıklığı, kimliği, yaşam amacı, belirsizlikleri, ilişkileri ve önündeki olasılıklarla örülü karmaşık insan olma deneyimini anlamlandırmasına yardımcı olmaktır. Koçluk çoğu zaman, cevaplamak için geldiğiniz sorunun aslında sormanız gereken soru olmadığını ortaya çıkarır.
Bütün bunlar yapay zekânın değerini azaltmıyor. Tam tersine.
Koçlar, uygulamalarını güçlendirmek için yapay zekâdan mutlaka yararlanmalıdır. Kurumlar da çalışanların hedeflerini netleştirmelerine, becerilerini geliştirmelerine, öğrendiklerini pekiştirmelerine ve koçluk görüşmeleri arasında destek almalarına yardımcı olmak amacıyla yapay zekâ destekli koçluğu benimsemelidir. Akıllıca kullanıldığında yapay zekâ, yüksek kaliteli koçluğa erişimi birkaç yıl öncesine kadar hayal bile edemeyeceğimiz ölçüde genişletiyor.
Ancak teknik yeterliliği insan bilgeliğiyle karıştırma tuzağına düşmemeliyiz. Yapay zekâ, koçluğun dilini taklit edebilir. Yöntemlerinin pek çoğunu modelleyebilir. Ancak taklit edemeyeceği bir şey vardır: Gerçek yaşam deneyimi.
Koçluğun Geleceği: İnsan mı, Yapay Zekâ mı?
Koçluğun geleceği her ikisidir. Yapay zekâ, en iyi yaptığı işler için; insan koçlar ise hiçbir algoritmanın deneyimlemediği bir şeyi gerektiren anlar için vardır: İnsan olmanın dağınık, neşe dolu, yürek burkan ve sıra dışı gerçekliği.
Danışanın ihtiyacı olan şey yeni bir liderlik modeli değildi. Yeni bir oyun alanıydı.
Yapay zekâ, insanların hâlihazırda içinde bulundukları oyunu oynamalarına yardımcı olabilir. Hedeflerini netleştirmelerine, becerilerini geliştirmelerine, sorunları çözmelerine ve hesap verebilirliklerini sürdürmelerine destek olabilir. Ancak bazen asıl mesele oyunu daha iyi oynamayı öğrenmek değildir. Bazen asıl mesele, yanlış oyunu oynadığınızı fark etmektir.
İşte o farkındalık anı, bütünüyle insana özgüdür. Sohbetten, sezgiden, ortak deneyimlerden ve yaşananlara anlam kazandırma sürecinden doğar.
Bunu kabul etmek bana zor gelse de bir gün yapay zekânın koçluk teknikleri konusunda birçok insan koçtan daha iyi hâle gelebileceğini düşünüyorum. Ancak bir hayat yaşamadan, bir hayatı gerçekten anlayamaz.
Yapay Zekâ Koçlara Nasıl Yardımcı Olabilir?
Koçluk sürecine kattıkları değeri anlatmakta zorlanan koçlar, çoğu zaman bunu ifade edecek doğru kelimeleri bulmakta güçlük çeker. Şunları söylemeyi düşünebilirler:
- Yapay zekâ seçenekler üretir; ben danışanın bu seçenekler arasından doğru olanı seçmesine yardımcı olurum.
- Yapay zekâ kavramları açıklar; ben onların anlamını ortaya çıkarmaya yardımcı olurum.
- Yapay zekâ bilgiyi toplar; ben içgörü sağlayacak örüntüleri fark ederim.
- Yapay zekâ seanslar arasında hızlı problem çözme desteği sunar; ben ise sürecin bütünlüğünü korur, büyük resmi gözden kaçırmam ve dönüşümü mümkün kılan ilişkiyi kurarım.
Koçların, yeni teknolojileri etkili ve sorumluluk bilinciyle kullanarak örnek olma fırsatı var. Telefon ya da daha sonra e-postayı kullanmayı reddeden bir koç hayal edin. Yapay zekâ da profesyonellerin çalışma biçimini değiştiren önemli dönüşümlerden birini temsil ediyor.
Koçlar, refleks olarak yapay zekâyı şeytanlaştırmaktan ya da koçluğa sağlayabileceği değeri görmezden gelmekten kaçınmalıdır. “İşinizi yapay zekâ elinizden almayacak; ama yapay zekâyı kullanmayı bilen biri alabilir.” sözü burada oldukça anlamlıdır.
Yapay zekâyı anlayan ve güvendikleri yapay zekâ araçlarına erişim sağlayan koçlar, danışanlarının hangi soruların yapay zekâ için uygun olduğunu, hangilerinin ise bir insan koçun zamanını ve dikkatini gerektirdiğini ayırt etmelerine yardımcı olabilir. Aşağıdaki tablo buna ilişkin birkaç örnek sunuyor.
| Yapay Zekâ Koçluğu | İnsan Koç |
| Toplantılarımı daha etkili hâle nasıl getirebilirim? | Etkili toplantılar yürütmek için önerilen tüm yöntemleri uyguladım ama toplantılarım hâlâ ilgi çekici ve ilham verici değil. Acaba sorun bende mi diye düşünmeye başladım. |
| Bu hedefe ulaşmak için atabileceğim olası adımlar neler? | Atabileceğim adımların güçlü bir listesini hazırladım ama bunların bazıları beni gerçekten korkutuyor. |
| Yöneticim daha stratejik düşünmem gerektiğini söyledi. Bu tam olarak ne anlama geliyor? | Yöneticim daha stratejik düşünmem gerektiğini söyledi. Bunun genel olarak ne anlama geldiğini biliyorum ve zaten bunları yaptığımı düşünüyorum. Aslında burada neler olduğunu anlamama yardım edecek birine ihtiyacım var. |
Danışanın izniyle koçlar, koçluk görüşmelerini kaydedebilir ve yazıya dökebilir; ardından yapay zekâyı kullanarak temel içgörülerin, ortak temaların ve verilen sözlerin özetlerini oluşturabilir, bunları gözden geçirip düzenleyebilir ve danışanla paylaşabilir. Seans notlarını her zaman kendileri hazırlayan koçlar için yapay zekâ, bu sürece ayrılan zamanı önemli ölçüde azaltırken tutarlılığı da artırabilir.
Koçlar ayrıca bu seans özetlerinden yararlanarak gelişim planları hazırlayabilir ve koçluk süreci boyunca danışanın gelişimini bütüncül bir bakışla ortaya koyan kapsamlı değerlendirmeler oluşturabilir.
Teknolojiye hâkim bazı koçlar, kendi koçluk felsefeleri, metodolojileri ve yayımlanmış çalışmalarıyla eğittikleri, kendi markalarını taşıyan yapay zekâ asistanları geliştirdi. Bu asistanları yalnızca danışanlarının kullanımına, koçluk görüşmeleri arasındaki dönem için sunuyorlar. Böylece danışanlar, ihtiyaç duyduklarında koçlarının düşünce biçimine her an erişebildiklerini hissederken; koçlar da bu etkileşimleri inceleyerek sonraki görüşmelerde bunların üzerine inşa edebiliyorlar.
Yapay Zekâ Danışanlara Nasıl Yardımcı Olabilir?
Danışanlar, uygun durumlarda koçlarının iznini alarak kendi koçluk görüşmelerini kaydedebilir ve yapay zekâyı kullanarak temel içgörüleri, taahhütleri ve eylem adımlarını özetleyebilir. Geleneksel koçluk eğitimleri, danışanın kendi notlarını kendisinin almasını teşvik eder. Ancak birçok kişi, hem koçluk görüşmesine tam anlamıyla odaklanmayı hem de aynı anda anlamlı notlar almayı zor bulur.
Danışanlar ayrıca güvendikleri yapay zekâ araçlarından yararlanarak gelişimlerini takip edebilir, seanslar arasında düşünme ve değerlendirme yapabilir, ortaya çıkan temaları belirleyebilir ve bir sonraki koçluk görüşmesine hazırlanabilir. Bu sayede önemli içgörülerin ve ele alınması gereken konuların gözden kaçması önlenebilir.
Kurumlarında Koçluk Süreçlerinden Sorumlu Profesyonellere Yapay Zekâ Nasıl Yardımcı Olabilir?
Kuruluşlardaki liderler için yapay zekâ, koçluk ve eğitimin unsurlarını bir araya getirerek insan koçluğunu etkili biçimde tamamlayabilir. Çalışanların bilgi edinmelerine, becerilerini geliştirmelerine ve belirli yetkinliklerini koçluk görüşmeleri arasında güçlendirmelerine yardımcı olabilir. Böylece insan koçlar, danışanların karmaşık zorluklarla başa çıkmalarına, engelleri aşmalarına ve yeni bilgileri kalıcı davranış değişikliklerine dönüştürmelerine destek olmaya odaklanabilir.
Liderler, yapay zekâyı koçluğun yerine geçecek bir araç olarak değil, etkisini artıran bir güç çarpanı olarak görmelidir. Yapay zekâ bilinçli ve doğru şekilde kullanıldığında, koçluğu daha erişilebilir hâle getirebilir, koçluğa yapılan yatırımın geri dönüşünü artırabilir ve insan koçların; düşünmeye teşvik etme, hesap verebilirlik oluşturma, farklı bakış açıları kazandırma ve anlamlı davranış değişikliği yaratma gibi insana özgü alanlara daha fazla zaman ayırmasına olanak sağlayabilir.
Koçluğun geleceği, insan koçlarla yapay zekâ arasında yapılacak bir seçim olmayacak. Gelecek, her ikisinin güçlü yönlerini bir araya getirmeyi öğrenenlere ait olacak:
| Yapay Zekâ Koçu | İnsan Koç |
| Bilgiyi erişilebilir kılar | Anda olur |
| Fikir üretir | Muhakeme eder |
| Bilgiyi düzenler | Yapıcı biçimde meydan okur |
| Düşünmeyi derinleştirir | Empati kurar |
| Hesap verebilirlik oluşturur | |
| Anlam oluşturur |
Yapay zekâ ve insan koçluğu birlikte kullanıldığında, yepyeni bir oyun alanı kurma potansiyeli ortaya çıkar: Koçluğu daha etkili, daha ölçeklenebilir ve nihayetinde daha insani hâle getirecek bir oyun alanı.
Ayrıca okuyun: Madelein’in yazısı AI Can Inform – But Only People Transform
Madeleine Homan Blanchard
“A New Game Board: Coaching in the Age of AI” adlı makalenin çevirisidir.

