Otoriteyi Kaybetmeden Özgün Liderlik Etmek
Yıllardır liderlere özgün olmaları gerektiği söyleniyor. Ve liderlerin bu kavramı gerçekten benimsediği görülüyor; hatta
liderlerin %67’si özgünlüğü liderlik gelişimi için kritik bir ihtiyaç olarak tanımlıyor.*
“Özgün bir lider olun” demek kulağa kolay geliyor; ancak özgünlük ile liderlik arasında denge kurmak hiç de kolay değildir.
Özgünlükle liderlik etmek günümüz liderleri için daha da zor. Çünkü pek çoğu, önceki kuşaklara kıyasla görünüşleri, sevdikleri kişiler, ruh sağlıkları ve özel yaşamları hakkında çok daha açık olmanın normal olduğu bir kültürde büyüdü. Birçok organizasyonda bu açıklık küçük ama anlamlı şekillerde kendini gösteriyor; örneğin insanlar çeşitliliği desteklemek için e-posta imzalarına zamirlerini ekliyor ve kime hitap ettiklerine göre kendilerini saklamak ya da farklı davranmak zorunda hissetmiyor.
Video konferansın hızla yaygınlaşması insanları bambaşka bir şekilde bir araya getirdi. İnsanlar çalışma arkadaşlarını evlerine, oturma odalarına ve mutfaklarına davet ederken özgünlüğün kapıları da ardına kadar açıldı. Sosyal medyanın yaygınlaşması ise bu kapıları tamamen yerinden söktü; liderlerin bir insan olarak kim olduklarına dair filtresiz (ve bazen kontrolsüz) bir erişim sağladı.
Artık sosyal medya sayesinde birine hafta sonunun nasıl geçtiğini sormanıza gerek yok; büyük ihtimalle zaten biliyorsunuzdur, ya da en azından bir nebze. Ne giydiğini ne yediğini, kiminle olduğunu ve iyi vakit geçirip geçirmediğini; filtreler ve etiketler olsa da olmasa da görmüş olursunuz.
Gerçek Olmak mı, Saygı Görmek mi?
Özellikle bağlı çalışanlara özgün olmaları konusunda oldukça geniş bir alan tanınır. Bu nedenle iş hayatında özgünlük üzerine çok fazla eğitim verilmez; buna karşılık özgün liderlik üzerine birçok eğitim bulunur. Çalışanlar iş arkadaşlarını tanırken ve kendilerinden ne kadarını paylaşmak istediklerine karar verirken bir uyum süreci yaşayabilirler, ancak lider olmayan çalışanlar için riskler çok daha düşüktür.
Liderler için ise bu yeni şeffaflık çağının önemli zorlukları vardır. Özellikle iyi tanınan bir iş arkadaşının aniden liderlik rolüne yükselmesi durumu daha karmaşık hâle gelir; çünkü terfi, insanların o kişiyi görme biçimini değiştirir. Bu yeni rolde sevilmek, saygı görmekten daha güvenli hissettirebilir. Saygı kelimesi resmî, mesafeli hatta soğuk çağrışımlar yapabilirken; sevilmek daha insanî, daha tanıdık ve daha onaylayıcı görünür. Bu nedenle ilk kez liderlik rolüne gelen birçok kişi içgüdüsel olarak sevilir olmaya odaklanır; böylece hem bağlarını koruyabileceklerini hem de yeni rollerinin getirdiği güç dengesindeki rahatsızlığı yumuşatabileceklerini düşünürler.
Eğer ilk kez liderlik rolüne geliyorsanız, özgünlük çok hızlı şekilde karşılaşacağınız ilk (ve en karmaşık) gerilimlerden biri hâline gelir. Bağlı çalışan rolünden liderlik rolüne geçmek, eski çalışma arkadaşlarınızla olan güç dengesini değiştirir. İsteseniz de istemeseniz de rolünüz beraberinde belirli bir mesafeyi getirir.
Buna rağmen verilen tavsiye değişmez: Kendiniz olun. İşe tüm benliğinizle gelin.
“Onlardan biri”ne dönüşmeden olduğunuz kişiyi korumaya kararlı olduğunuz için, hedefinizi arkadaş-lider olmaya yöneltirsiniz. Unvanınız değişmeden önce çalışma arkadaşlarınıza nasıl davrandıysanız aynı kişi olarak kalmaya çalışırsınız; organizasyon şemasındaki o küçük kutu değişmiş olsa bile.
Ancak yeni rolünüzün gerekliliklerini karşılamak, otoriteyi üstlenmenizi ve yön vermenizi gerektirir. Peki şimdi ne olacak?
Bu Gerilimi Dengelemek İçin En İyi Uygulamalar: Farkındalık
Komuta ve kontrol temelli yönetim tarzının günümüz çalışanları üzerinde artık etkili olmadığı iyi biliniyor. Peki insanlar özgünlük ve birlikte ilerleyen bir rehberlik beklerken performansı nasıl güvence altına alabilirsiniz? Bunun ilk anahtarı farkındalık geliştirmektir.
Kendinizin Farkında Olun. Bir birey olarak kim olduğunuzu bilmeden neyi savunduğunuza, kendinizin hangi yönlerini paylaşacağınıza ve hangi yönlerini kendinize saklayacağınıza karar veremezsiniz.
Bir insan olarak ben kimim ile Bir lider olarak ben kimim arasındaki gerilimde başlangıç noktası her zaman ben kimim sorusudur. Ancak bundan sonra bir sonraki adıma geçebilirsiniz.
Bu da kişisel değerleriniz üzerine düşünmek için zaman ayırmanız anlamına gelir. Zamanınızı nasıl geçirdiğinizi, sizin için gerçekten neyin önemli olduğunu ve hangi konularda taviz vermeyeceğinizi değerlendirmelisiniz. Örneğin dürüstlüğe ve şeffaflığa değer veriyor olabilirsiniz. Bir lider olarak ekibinizin bu değerlerin sizin için önemli olduğunu bilmesi gerekir ve siz de gerçeklere bağlı kalarak ve açık iletişim kurarak bu değerleri hayata geçirmek için çaba gösterirsiniz. Bu yaklaşım hem kendinizden hem de başkalarından ne beklediğinizi ortaya koyar.
Başkalarının Farkında Olun. Bir lider olarak konu siz değilsiniz. Nokta. Liderlik başkalarını motive etmek ve onlara ilham vermekle ilgilidir. Eğer sözleriniz veya davranışlarınız bunu sağlamayacaksa, muhtemelen paylaşılmalarına da gerek yoktur.
Bu, kim olduğunuzu gizlemek anlamına mı gelir? Özgünlük tamamen ortadan mı kalktı? Pek değil. Bu, neyi ve ne kadar paylaşacağınız konusunda bilinçli olmanız gerektiği anlamına gelir. Aklınızdan geçen her düşünceyi, hissettiğiniz her duyguyu ya da hayatınızdaki her detayı ekibinizle paylaşmanız gerekmez; özellikle hatta bunların bazıları dikkat dağıtıcı, kaygı yaratıcı ya da motive edici olmaktan uzak olabilir.
Gereksiz stres yaratmamak için bilgiyi filtreleyen biri gibi, bir lider de kritik olmayan detayları paylaşmamayı tercih edebilir. Bu özgün olmamak değildir. Bu düşünceli ve iyi niyetli bir yaklaşımdır.
Bağlamın Farkında Olun. Liderlik, kim olduğunuz ile nerede olduğunuz arasında denge kurmayı gerektirir. İçinde bulunduğunuz durum, neyin paylaşılmasının uygun olduğunu belirler. Bir liderin akşam sofrasında, bir ekip toplantısında ya da bir yönetim toplantısında paylaştıkları farklı olacaktır ve olması da gerekir.
Bu durum sosyal medya çağında oldukça bulanıklaşır, hatta bazen tamamen karmaşık hâle gelir. Sosyal medya bağlamları birbirine karıştırır. Hafta sonu zamanınızı nasıl geçirdiğiniz, paylaşıldığı anda iş kimliğinizin de bir parçası hâline gelir. Attığınız tweet’ler, paylaşımlarınız ve kullandığınız hashtag’ler artık yalnızca sizinle değil, lider olarak sizinle ve organizasyonunuzla da ilişkilendirilir.
Bağlamın farkında olmak, görünürlüğün —ister bilerek olsun ya da bilmeyerek— sonuçları olduğunu kabul etmek demektir.
Bu Gerilimi Dengelemek İçin En İyi Uygulamalar: Lider Davranışları
Bir insan ve bir lider olarak kim olduğunuz, önünde sonunda davranışlarınıza yansır. Özgünlük ile otorite arasında denge kurmanın ikinci anahtarı davranışlarınızı uyarlamaktır.
Paylaşımlarınızı Ölçülü Tutun. Artık bir lider olduğunuz için aklınıza gelen her düşünceyi paylaşmayın. Düşünerek paylaşın. Sosyal medyada fotoğrafları, açıklamaları, şarkıları ve etiketleri nasıl seçiyorsanız, lider olarak da aynı içgüdüyü kullanın. Çevrimiçi ortamda paylaştığınız şeyler profesyonel hayatınıza da yansır. Çok sık paylaşım yapmasanız bile çalışanlar sizinle ilgili bilgilere erişebilir, bu nedenle paylaşımlarınızı dikkatle yapın ve kendi eleştirel düşünme süzgecinizi kullanın.
Rolünüzü Hatırlayın. Bir organizasyon adına çalıştığınız için kendinizden daha büyük bir şeyi temsil ediyorsunuz. İnsanlarla güçlü bağlar kurmak önemli olsa da ilişkiler yakın hissettirse bile rolünüzün farkında olun.
Lider olduğunuzda, bir arkadaşınız olan çalışma arkadaşınıza diğerlerinden farklı davranmanız uygun değildir; bu talep açıkça ifade edilmiş olsun ya da olmasın. Kararlar, kaynaklara erişim ve geribildirim herkes için eşit şekilde ele alınmalıdır. İş dışında kişisel bir ilişkiniz olsa bile liderlik rolü iş yerinde bu ilişkileri bir kenara bırakmayı gerektirir. Kişisel bağlara dayalı ayrıcalık göstermek özgünlük değildir; eşitsizliktir.
Tutarlılık Sergileyin. Bazı insanlara diğerlerinden daha yakın hissetmeniz doğaldır. Bu insanî bir durumdur. Dengeli özgünlük her şeyin eşit olduğunu göstermek değildir; iş ile ilgili karar ve eylemlerde adil, şeffaf ve tutarlı olmaktır. Bir ekip üyesiyle daha samimi bir iletişim kurabilirsiniz; mesajlaşmak, eğlenceli görseller paylaşmak ya da sosyal medyada birbirinizi takip etmek gibi. Ancak bu samimiyet, herkese aynı beklentileri uygulayarak, aynı geribildirim standartlarını kullanarak ve aynı fırsatları sağlayarak dengelenmelidir. Performans değerlendirmeleri, teslim tarihleri ve kaynaklara erişim gibi liderlik süreçleri, kişisel yakınlıktan bağımsız olarak tutarlı şekilde yürütülmelidir.
Aşağıdaki tablo, aşırı özgünlükten özgünlüğün hiç olmadığı duruma kadar uzanan bir yelpazeyi göstermektedir. Dengeli liderler orta yolu bulur; değerlerini korur, başkalarını önemser, ölçülü paylaşım yapar ve hata yaptıklarını kabul ederken güvenlerini de ortaya koyarlar.
Özgünlük Yelpazesi
| Aşırı Yatırım / Aşırı Paylaşım (Fazla Özgünlük) |
Dengeli Liderlik (Uygun Özgünlük) |
Göstermelik Liderlik (Özgünlük Yok) |
| Kişisel değerlerim, işe alındığım görevi yapmamı engelleyebilir. | Değerlerimi korurum ve bunlar organizasyonun değerleriyle uyumludur. | Organizasyona uyum sağlamak için temel değerlerimi gizler veya değiştiririm. |
| Çalışma arkadaşlarıma dair duygularım verimli şekilde liderlik etmeme engel olabilir. | Amaç doğrultusunda liderlik ederken insanlara gerçekten önem veririm. | Yalnızca sonuçlara katkı sağladığında başkalarını önemserim. |
| O kadar paylaşım yaparım ki rahatsızlık yaratabilir. | Ölçülü paylaşırım. | Robotik ya da mesafeli görünürüm. |
| Savunma kalkanlarımı o kadar indiririm ve filtresiz kendim olurum ki bu beni zayıf gösterebilir. | Özgüven göstersem de hatalarımı da kabul ederim. | Ego sahibiyim ve hatalarımı kabul etmem. |
İnsanların Takip Etmek İstediği Bir Lider Olmak
Lider olmak ne kadar heyecan verici olsa da bu heyecan çoğu zaman kaygı, kendinden şüphe ve sürekli kendini sorgulama ile birlikte gelir. Bu noktada hatırlanması gereken en önemli şey şudur: Liderlik sizinle ilgili değildir; hizmet ettiğiniz insanlarla ve birlikte gerçekleştirmeye çalıştığınız ortak vizyonla ilgilidir.
Uzun vadede insanlar; liderleri, unvanları nedeniyle takip etmez. Güvendikleri ve saygı duydukları liderleri takip ederler. Farkındalık geliştirip bilinçli şekilde hareket ederek özgünlük ile otorite arasında denge kurabilir ve insanların takip etmek isteyeceği türden bir lider olabilirsiniz.
Leah Clark
“Leading Authentically Without Losing Authority” adlı makalenin çevirisidir.

